Bilindiği üzre sıkı bir Gnu/Linux kullanıcısıyım ve bundan da mutluluk duyuyorum. Her ne kadar bazı donanımsal konularda sıkıntılar yaşasak da Gnu/Linux bizim için önemli bir kaynak. Uzun zamandır bilindiği gibi Pardus proje artık bitkisel hayata girdi. Evet, bu tabir benim için de onlar için de en doğru tabir. Öncelikle Pardus projesinde neler oldu bir bakalım.
Bir süredir ( 6 - 8 ay ) geliştricilerden hiç bir haber alınamıyordu. Öncelikle Özgürlükiçin.com özgürleştirilerek Pardus geliştiricilerinden alınıp, sivil bir topluluğa devredildi. Bu gelişme çok güzeldi fakat olayın iç yüzü tamamiyle farklıydı.
Ardından Pardus tübitak bünyesinde farklı bir yapıya geçirildi ve geliştiricilerin bu konu hakkında herhangi bir acıklama yapması yasaklandı. Öyle ki, istifa eden, görevini bırakan kişiler bile bunu söyleyemez oldu.
Topluluk yöneticileri ve diğer bir çok geliştircileri istifa etti. Bir grup derleme yaptı, buna rağmen bir grup tamamen projeden çıkma kararı aldı. Yazıyı çok uzatıp yaşanan süreçler hakkında bilgi verecektim fakat kimseyi kırmamak adına konuyu çok uzatmayacağım. Yalnız Pardus denemesi bize birşey öğretti.
Pardus projesi ilk etapta yalnız masaüstüne destek veren ve bu ynde çok fazla efor sarf etmeyen, tamamen kendi teknolojilerinin olduğu, biz yaptık mı yaparız ve 'istemezük'cüklerin baskısıyla kendi paket sistemi 'pisi' ye sahip bir sistemdi.
Çalışanların hepsi maaşlı devlet tarafından para verilirse yaparım, verilmezse istifa ederim çünkü sevgilime vakit ayrılamıyorum diyen insanların oluşturduğu bir topluluktu. Bu yüzden Pardus an itibariyle bitmiştir. Çünkü Pardus güven kaybetti. Projenin üç-beş insanın elinde heba olması gerçekten üzücü.
Peki ya Pardus ne yapabilirdi ?
Pardus, yine pisi paket sistemine sahip ve kendi yapısı kullanan bir sistem olarak kalıp, yalnızca kurumsal sürüm ile hareket eden, devletin çeşitli organlarına Gnu/Linux üreten bir distro olarak kalabilirdi. Bu sayede hem çok geliştirici ihtiyacı olmazdı, hem de zaman kaybı olmazdı. Bu süreçte bir grup da pardus temelli bir dağıtım ortaya cıkartıp, tamamen gönüllülük esasına uygun bir ekosistem oluşturup çeşitli masaüstünü destekleyen bir dağıtım oluşturabilirdi.
Toplamak gerekirse, şu saatten sonra Pardus'un ve Tübitak'in yol haritası şöyle olmalıdır;
1- Pardus masaüstü sürümü sonlandırılmalı.
2- Projeye yeni kanlar kazandırılıp yeni geliştiriciler kazandırılmalı.
3- Paket sistemi değiştirilip, .deb paket sistemine ya da yaygın bir paket sistemine geçilmeli.
4- Tübitak yalnızca kurumsal sürümle ilgilenmeli.
5- Kurumsal sürüm tüm devlet dairelerine, okullara, kamu kurum ve kuruluşlarına kurulmalı , zorunlu olmalı.
Geliştirici ayağında benim yegane olarak gördüğüm Necdet Yücel ve diğer arkadaşlar ise;
1- Pardus temelli - ki deb paket sistemini kullanarak - bir dağıtım ortaya çıkarmalı.
2- Debian unstable depoları tercih edilmeli.
3- Tüm Pardus teknolojileri bu dağıtıma entegre edilmeli.
4- Başta KDE ve Gnome masaüstü ortamlarını destekleyen bir dağıtım oluşturulmalı.
Bu saatten sonra Pardus'un geleceği ne olur blinmez fakat Pardus, Türkiye için önemli bir adım. Çünkü Pardus eğer bu işin içerisinde olursa, Türkiye özgür yazılıma göç konusunda çok önemli bir adım atacaktır. Özgür yazılım ruhunu ancak bu şekilde kazanabilir ve çeşitli işletim sistemlerine bağımlılığımızı ancak böyle yok edebiliriz.
Takip Edin